Perianal Fistüller ve Apseler
Makat kenarında değişik mesafelerde akıntıya ve kaşıntıya yol açan yaralardır. Bunlar daha çok makat kenarında ağrılı şişliklere yol açan abselerle ortaya çıkar. Bu hastalıkların ismide fistülöz abselerdir.
Ülkemizde ve dünyada teşhisinde ve tedavisinde çok ciddi zorlukları olan bir hastalıktır. Bizim kliniğimize gelen bu hastalar değişik hastanelerde başarısız ameliyat olabilmektedir.
Oysa bu hastalıkların teşhis ve tedavisi bizi tanıyan hastalar açısından sorun teşkil etmemektedir. Yanlış operasyonlar değişik derecede makat fonksiyon kayıplarıyla sonlanabilmektedir.
Genel cerrahi pratiğinde sık karşılaşılan, hastayı ve hekimi bezdiren ciddi bir hastalık grubudur. Perianal fistüller kriptoglandüler orijinli apseler şeklinde başlarlar. Kriptaların kanalları L. dentada da anal kanala açılır. Bu kanallardan asendan olarak enfekte materyallerin girmesiyle bir kriptoglandüler enfeksiyon çıkar. Daha sonra apseleşir ve sonrada fistül meydana çıkar. Klasik kitaplarda yazdığının aksine bu apselerin tek başına drene edilmesi, altta yatan fistüle dokunulmaması yanlış bir tedavi yaklaşımıdır. Apseye kaynaklık eden fistülöz yapı kaldığı müddetçe hastalığı yönetmek mümkün olmayacaktır. Çalışma pratiğimizde sık karşılaştığımız üzücü konulardan bir tanesi de kısa aralıklarla bu hastalardan defalarca apse drenajı yapılmasıdır ki fistülöz yapı olduğu yerde kaldığı için bu hastalar tedavi olmaktan çok uzaktadırlar. O yüzden perianal hastada fistül traktını bulup, fistülotomi işlemini de gerçekleştirerek tek seansta hastanın problemini çözmek gerekir.
Fistül hastalarının şikayetleri: tabi bir apse gelişmişse çok gürültülü bir klinik tablo vardır. Şiddetli ağrı, ateş, enfeksiyona bağlı diğer genel bulgular ortaya çıkar. Eğer tablo fegmanöz safhada ise yoğun antibiyotik tedavisi, analjezik, otuma banyoları artı diğer destekleyici tedaviler yapılmaktadır. Hasta apse ile gelmişse apse formasyonu oluşmuşsa apse drenaj ve fistülotomi işlemi aynı seansta yapılmalıdır. Hastada kronik Fistül gelişmişse yani sürekli az ya da çok akan perianal bölgede bir dış orifis gelişmişse, dış orifisin anüse olan uzaklığı, fistül traktının yönü, iç ağızın lokalizasyonu hastalığın kompleksliği ile ilgili ipuçları verir. Başarılı bir fistülotomi; iç ve dış orifislerin doğru bulunup fistülotomi işleminin gerçekleştirilmesi ile olur. Tabi ki burada sfinkter kaslarına anorektal ringe çok önem verilmelidir. Aksi davranışlar, yapılan bilinçsiz cerrahi, kötü cerrahi tedavinin başarısızlığı ve inkontinansla sonuçlanabilir. Fistül cerrahisinde, iç ağzın mutlak suretle belirlenip operasyona ondan sonra geçilmesi çok önemli hususlardan biridir. İç ağzın bulunmadığı körlemesine yapılan bir girişim mutlak suretle başarısızlıkla sonuçlanacaktır. Fistül traktının tespitinde iç ağzın belirlenmesinde değişik teknik varyasyonları mevcuttur. Biz kendi klinik pratiğimizde fistül hastalarında %100'e yakın başarılı sonuçlar almaktayız. Hastalarımız birkaç gün içinde normal aktivitesine dönmektedir. 35-45 gün içerisinde yara iyileşmesi tamamlanmaktadır. Fistül cerrahisinin komplikasyonlarını biz hastalarımızda görmemekteyiz.
Opr. Dr. Taner Bayramoğlu - Hemoroid Ameliyat Videolarını İzlemek İçin Buraya Tıklayınız